“Sizin hiç babanız öldü
mü? Benim öldü kör oldum!”
Bu sözleri aylar önce bir
hocamdan duydum. Canına acı çok gelmiş ki dökülmüş dilinden zerre zerre diye
düşündüm. “Babam ölse benden neler dökülürdü?”
Kısa süre sonra benim
babam öldü. Kör de oldum, sağır da. Ciğerlerim çok geldi canıma. Yer çekimi
daha güçlüydü. Sesim daha güçlü. Duyar diye bağırdım, belki kalkar diye.
Kalkmadı.
Soruyorum size. Siz hiç bir
insanın yok oluşuna tanık oldunuz mu? Ben oldum ve hiçliğin
içinde kayboldum. Bazen oluyor ki zihnim oyun oynuyor sanki. Gerçekliği ayırt
edemiyorum. Rüyalarım farklı bir evrenden. Sanki acıyı dindirmek ister gibi onu
görüyorum sürekli uykularımda.
3 ay bitti. Benim babam
çok çabuk üşürdü. Korkuyorum toprak soğuktur diye.
“Ben vedalaşamıyorum
seninle baba. İzlediğim videolardan ibaret olduğunu kabullenemiyorum. Yalnız kalmaya
tahammül edemiyorum seni düşüneceğim diye.”
Yaşayan birine veda etmek
daha zor sanırdım. Yaşarken ulaşamamanın ağırlığı daha büyük sanırdım. Oysaki
yok olan birini özlemek tahammülün en üst noktası.
Öfkeliyim.
Çaresizim.
Onu çok özledim.
Bu dünyadan bir insan geçti. Geçti ve gitti.
Yorumlar
Yorum Gönder